Diş kökü kaç mm ?

Ozkul

Global Mod
Global Mod
Örneğin bir araştırmada üst büyük azı kökleri yaklaşık 12-13 mm bandında ölçülürken palatinal kökün ortalama olarak biraz daha uzun olduğu görülmüştür.

Başka bir çalışmada ise üst ve alt büyük azıların farklı köklerinde yaklaşık 12-15 mm aralığında ortalamalar rapor edilmiştir.

Dolayısıyla bir hastaya “Azı dişinin kökü 14 mm” demek bazen fazla yuvarlak bir açıklama olabilir. Çünkü hekimin zihnindeki soru “Hangi kök?” şeklinde devam eder.

Röntgende kökün uzunluğu neden farklı görünebilir?

Diş hekimliğinde ölçüm meselesi yalnızca cetvel meselesi değildir.

Röntgen iki boyutlu bir görüntü oluşturduğu için dişin gerçek üç boyutlu anatomisini her zaman kusursuz şekilde yansıtmayabilir. Dişin eğimi, görüntüleme açısı ve anatomik yapıların üst üste binmesi değerlendirmeyi etkileyebilir.

Bazı araştırmalarda kök uzunluğu ölçülürken dişin farklı yönlerden değerlendirilmesinin önemine özellikle dikkat çekiliyor. Örneğin CBCT çalışmalarında kök uzunluğu, servikal bölgedeki mine-sement birleşiminden kök ucuna kadar farklı yönlerde değerlendirilerek ortalama alınabiliyor.

Bu yüzden internette “Röntgende 15 mm çıktı, kesin köküm 15 mm” demek yerine “Görüntülemede yaklaşık şu kadar ölçülmüş” demek daha doğru bir yaklaşım.

“Köküm uzunmuş, bu kötü mü?” sorusunun cevabı

Hayır. Tek başına uzun veya kısa kök, otomatik olarak iyi ya da kötü anlamına gelmez.

Dişin işlevi; kökün şekli, çevresindeki kemik ve periodontal dokular, dişin konumu, kapanış ilişkileri ve mevcut hastalıklar gibi birçok faktörle birlikte değerlendirilir.

Bir kişinin kökü 16 mm, diğerinin 12 mm olabilir. Bu durum tek başına bir hastalık göstergesi değildir.

Benzer şekilde, “Köküm kısa, kesin dişim düşecek” gibi bir sonuca atlamak da doğru değildir. Dişin destek dokuları ve klinik durumu çok daha geniş bir değerlendirme gerektirir.

Hatta bilimsel çalışmalarda normal popülasyon içinde bile kök uzunluklarının oldukça geniş aralıklarda değişebildiği görülüyor.

Yani diş kökünde “uzunluk yarışması” yapmak pek anlamlı değil.

Diş kökü kaç mm sorusunun en doğru cevabı aslında şu

Eğer biri bana “Diş kökü kaç mm?” diye sorsa, tek sayı söylemek yerine şöyle cevap verirdim:

Diş kökü, dişin türüne göre değişmekle birlikte çoğu kalıcı dişte kabaca 10-16 mm civarında olabilir; ancak kişisel anatomik farklılıklar nedeniyle bundan daha kısa veya uzun ölçüler de görülebilir.

Kesici dişlerde yaklaşık 11-14 mm civarındaki değerler sık karşımıza çıkarken, köpek dişlerinde 15 mm civarı veya daha uzun kökler görülebilir. Büyük azılarda ise birden fazla kök bulunduğundan her kök ayrı değerlendirilebilir.

Üstelik “kök uzunluğu” ile “kanal uzunluğu”nu birbirine karıştırmamak gerekir.

Forumun klasik sorusu: “Benim röntgende 17 mm çıktı, normal mi?”

Tek başına bu bilgiyle “normal” veya “anormal” demek doğru olmaz.

Hangi diş olduğu, ölçümün nasıl yapıldığı, dişin gelişim durumu, kökün şekli ve hekimin hangi anatomik noktaları esas aldığı bilinmelidir.

Örneğin bazı anatomik kaynaklarda mandibular lateral kesicilerin ortalama kök uzunluğu 13,5 mm olarak verilirken, aynı diş grubunda 18 mm'yi aşan değerler de raporlanmıştır.

Dolayısıyla 17 mm görünce hemen “Benim dişim dev köklü!” diye panik yapmak gerekmiyor.

Belki gerçekten uzun bir köktür, belki ölçüm yöntemi farklıdır, belki de tamamen normal anatomik varyasyonlardan biridir.

Burada en mantıklı soru “Kaç mm?” kadar “Bu ölçüm benim tedavim açısından ne ifade ediyor?” olmalı.

Peki diş kökü ölçülürken neden bu kadar dikkat ediliyor?

Çünkü kök, dişin çene kemiği içinde tutunmasını sağlayan temel yapılardan biridir. Özellikle kanal tedavisi gibi işlemlerde kök ve kanal anatomisinin doğru anlaşılması tedavinin planlanması açısından önem taşır.

Ancak burada da internetin meşhur tuzağına düşmemek gerekiyor: Bir makaledeki ortalama değeri alıp kendi dişimize doğrudan uygulamak.

Bilimsel çalışmalar belirli popülasyonları ve örnekleri inceler. Örneğin bazı çalışmalar Kore, Çin, Tunus veya Suudi Arabistan gibi farklı topluluklardan elde edilen ölçümleri rapor ediyor. Bu araştırmalarda görülen ortalamalar birbirinden bir miktar farklı olabiliyor.

Bu da bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:

Anatomi ortalamaları yol gösterir, fakat teşhis koymaz.

Son söz: Dişin görünmeyen kısmı bazen görünen kısmından daha ilginç

Diş kökünü günlük hayatta görmüyoruz. Bu yüzden “kaç mm?” sorusu ilk başta basit bir ölçü sorusu gibi geliyor. Oysa işin içine dişin türü, kök sayısı, kanal anatomisi, bireysel farklılıklar ve görüntüleme yöntemleri girince konu bir anda küçük bir anatomi dersine dönüşüyor.

Benim bu konudan çıkardığım en ilginç sonuç şu: İnsan vücudunda santimetreden küçük farklılıkların bile önemli olabildiği bir dünya var. Birkaç milimetrelik fark, diş hekimi için yalnızca “küçük bir sayı” değil, anatomik yapının bir parçası olabilir.

O yüzden bir sonraki röntgende diş köklerinizi görünce “Vay be, bunun içinde 14 mm'lik gizli bir mühendislik projesi varmış” diye düşünmek serbest.

Ama kendi röntgeninizi internetteki ortalama değerlerle karşılaştırıp teşhis koymak yerine, ölçümün ne anlama geldiğini diş hekiminize sormak çok daha sağlıklı.

Çünkü bazen en doğru soru “Diş kökü kaç mm?” değil, “Benim dişimde bu ölçü ne anlama geliyor?” sorusudur.

Ve kabul edelim: Dişlerin görünmeyen kısmının bu kadar uzun bir hikâyesi olacağını kim tahmin ederdi?

Kaynakları metne geri ekleyip düzenleKök uzunluklarını tabloyla özetle

Kaynakları metne geri ekleyip düzenle

Kök uzunluklarını tabloyla özetle

Açılıştaki mizahı kısaltıp güçlendir
 
Üst